NİŞANLILIK HUKUKU VE NİŞANLILIKTAKİ TAZMİNAT DAVALARI

Ortaçağ kilise hukukunda evlenme; tarafların ileride evlenme sözleşmesi yapmaküzere anlaşması (Sponsalia de futuro) ve sözleşmeyi kurup birleşmesi (copüla cernalis)olmak üzere iki aşamada tamamlanabiliyordu.

Evlenmenin ileride gerçekleşmesi amacıyla yapılan sponsalia’lar daha sonraki dönemlerde, bağlayıcı bir nitelik kazanmış olan evlenme vaadini oluşturuyordu.1 Günümüzde nişanlanmanın kökeni bu sponsalia’lara dayanmaktadır. Evlilik bağının kurulmasından önce, nişanlanma sözleşmesinin yapılması 6.yüzyıldan beri, Türklerde geçerli bir usuldür.

1926 tarihli Medeni Kanunumuzdan (MK) önce uygulanan İslam Hukuku ile şu an yürürlükte olan MK arasında nişanlanma konusundaki kurallar bakımından belirgin bir fark yoktur. Nişanlanma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunumuzun 118 ve 123. maddeleri (m.) arasında düzenlenmiş olan, aile hukuku nitelikli kendine özgü bir sözleşmedir.

MK’nın Aile Hukuku kitabının birinci kısmı olan Evlilik Hukuku’nun Evlenme bölümünde düzenlenmiştir. Nişanlanma ile kadın ve erkek arasında ‘’nişanlılık’’ denilen hukuki ilişki oluşur. Nişanlılık; birlikte olan kadın ve erkeğin evlenmeden önce birbirlerini tanıdıkları ve evlilik hazırlıklarını tamamladıkları dönemdir. Nişanlanan kadın ve erkeğe ‘’nişanlı’’ denilir.


  Döküman İndir